Zaman Yönetimi – Zaman Sizin İçin Ne Kadar Değerlidir?

Zaman Yönetimi – Avrupa’ya göre doğu ülkelerinin zaman kavramıyla problemi vardır. Randevulara geç gelmek, verilen sürede sözünü tutmamak, toplantıları zamanında başlatmamak/bitirememek gibi görüntüler hafızamızdadır. Siz de en az bir kere (!) de olsa bunları yaşamışsınızdır.

Bu biraz da askerlik alışkanlığı olabilir. Silsileye göre üç rütbe üstün verdiği toplanma talimatını alan bir alttaki her rütbe, kendi altındakilere yarım saat aralıklarla bunu ifade edince, en son tebliği alanların toplantı alanında bekleme süresi bir buçuk saati bulabiliyor.

Bir kitap çalışmam vardı. Bir türlü tamamlayamıyordum. İnanılmaz bir erteleme davranışı gösteriyordum. Bir akademisyen arkadaşım bana, “Bak dostum” dedi, “Bir, kitabı bitirmek için bir son tarih belirle, bak nasıl tamamlarsın!”

Dediğini yaptım, ama burada da şöyle bir şey yaşadım; sınava son gece hazırlanan çocuklar gibi, ben de kitabı kendime söz verdiğim son tarihin bitimine son üç gün kala başlayıp tamamladım. Demek ki, aslında 3 günlük işim varmış, bunu fark ettim.

Eisenhower’in bir sözü vardı, ne kadar haklı; “Bir şey, kendisi için ayrılan zamana yayılır.” Yani ne kadar sürede bitirebileceğin sana kalmış.

Aşağıda zaman yönetimine ilişkin kendinizden bazı prensipler bulacaksınız. Uygulamanızı öneririm.

1- Gününüzü Kontrol Edin, Yoksa O Sizi Kontrol Eder.

Zaman Yönetimi – Zaman yönetiminin anahtar kelimesi “Kontrol”dür. Çalışmaya başladığımızda genellikle kontrol bizdedir. Ancak gün ilerledikçe kontrolü kaybetmeye başlarız.

Kontrolü kaybetmemek için yanımızda yazılı hedeflerimiz olmalıdır. Bu hedeflerinizi önceliklendirin. Hangisinin önemli olduğuna karar verin. Hedeflerinizi sürekli gözden geçirin, ardından onları iyi bir yazılı oyun planının parçası haline getirin.

2- Tehlikeli Zaman Yiyicilerle İlişkinizi Kesin.

Zaman Yönetimi – Muhtemelen etrafınızda, işi gücü onu bunu ve tabi sizi meşgul etmekle görevli insanlar vardır(!). İnsanları oyalamak bir yana, o kişiyi başından savmak için yalan bile söylüyorlar.

ne gerek var; açık olun ve mazeretinizi nazikçe söyleyin. Daha kaba davranmaktan kurtulursunuz.

Bu tür zaman yiyicileri hayatınızdan çıkarın.  Aynı iş ortamındaysanız, dinlenme araları dışında sohbet fırsatı vermeyin.

3- Konsantre Olun.

Zaman Yönetimi – Sadece elinizdeki işe odaklanmak zorundasınız. İşyerine fiili olarak gidene kadar, özel dünyanızda zihnen işe başlamayın.

İşinize başlamak için okula/ofise gitmeyi bekleyin. İş gününüze kahvaltı masasında başlamayın. Aile için de iyi değil ve çok da verimli değil.

İşte yapmanız gerekenler.

İşe giderken, sürüşünüze konsantre olun, işe değil.

Duşta duşa konsantre olun, işe değil.

Kahvaltı masasında ailenize konsantre olun, işe değil.

Nerede olursan ol orada olun, ama başka bir yerde olmayın, işe değil.

Nerede olduğunuza konsantre olun, işe değil.

4- Dilinizi Sırtınıza Yük Etmeyin!

Zaman Yönetimi – Çok fazla “evet” demek, kendini aşırı zorlamak demektir. Sonra ondan vazgeçmek veya caymak durumunda aleyhinize döner.

Çok çabuk “evet” demeyin. “Başarabilir miyim bilmiyorum, ama seni arayacağım” demek daha iyidir. Böyle konuşmak, daha sonra vazgeçmekten daha doğrudur.

İnsanları memnun etmek için fazla hevesli olmak tehlikeli olabilir. Kendinizi, zamanınızı, sınırlarınızı siz takdir etmelisiniz.

Meslektaşlarımdan birinin güzel bir sözü var: “Dilini sırtına yükleme!” Memnun etmek için fazla hevesli olmak tehlikeli olabilir. Kendinizi, zamanınızı, sınırlarınızı takdir etmelisiniz.

Özel bir hayatınız olduğunu unutmayın. Sevdiklerinizle ve sizi sevenlerle birlikte olduğunuzda zamanınızı ölçülü kullanın.

Kendinizi ve ailenizi memnun etmeye istekli olun; ama herkesi değil.

Kendi sınırlarınızı takdir edin ve sınırlarınızda kalın.

5- Küçük Ayrıntılara Önem Verin. 

Zaman Yönetimi – Başarınız bir zevke dönüşmelidir. Ne edindiğinizi, ne yaptığınızı ve kim olduğunuzun farkında olmak mutlu edicidir. Gelecekteki başarılarınızı beslemede de önemli bir bileşendir.

Büyüklüğü hiç önemli değil; başarılar cesaret vericidir. Bu başarınızın artmasına da sebep olur.

Küçük başarılar, büyük başarılar kadar önemlidir. Başarı, hedeflerinize ulaşmak için sürekli çalışma sürecidir. Küçük başarılar büyük sonuçlar doğurur.

Her gün bize lütfedilen 24 saatte bunların tamamını yapmak mümkündür.

Yeter ki zamanınızı etkin kullanın!

Yazan: Sergen Sazak / Yeni Eğitim Dergisi

Bir Cevap Yazın