Her Şeye Rağmen, Okullar Açılırken…

Yeni Eğitim ve Öğretim Yılı İçin Eğitim Uzmanı ve Psikolojik Danışman İsmail Akbıyık Yazdı…

Her Şeye Rağmen, Okullar Açılırken…

Eylül ayı denilince zihin dünyamızda iki başlangıç gelir; biri hüzün mevsimi sonbahar, diğeri umut cıvıltılarıyla dolu okulların eğitim ve öğretime açılması…

Eğitim ordusunun öğrencisi, öğretmeni ve velisi ile seferber olduğu aydır bu ay

Bu yıl da eğitim ve öğretim, “her şeye rağmen” umutla başladı.

Bu “her şeye rağmen” kalıbının bir kısmı, yıllardır çözüm bekleyen ancak çözülemeyen eğitim içeriği (müfredat), diğer kısmı ise malum Kovid-19 salgını.

Bunlar yetmiyormuş gibi, okulların açılmasına ramak kala bakanın istifa edip yola yeni bakanla devam edilmesi de cabası.

Bu sürprizler, eğitim alanında önümüzdeki ayların pek çok değişim ve yeni kararlara gebe olduğunun göstergesi.

“Her şeye rağmen” okullar açıldı; hem de sorunlarıyla birlikte.

Bu sorunların başında eğitim sistemimizin “bize ait” bir eğitim yaklaşımının olmayışıdır. Mevcut resmi ideolojik yapı alınacak en ciddi kararları bile sulandırıp kadük bırakıyor. Her umut bir hüsrana dönüşüyor. Eğitimde kalite yerlerde sürünüyor. Felsefe olmayınca izlenmesi gereken stratejiler başıboş kalıyor. Her yeni bakan çıtası yüksek beklentilerin altında kalıyor.

Bildiğiniz yamalama stratejisi bu.

Eğitim felsefesi olmayan bir eğitim sisteminde müfredat içeriklerinin tutarlı oluşturulması çok güçtür. Sağlam oluşturulmayan Müfredatların da altı boş kalmakta toplumun ihtiyaçlarına cevap verememektedir.

Cumhuriyetin yüzüncü yılına yaklaştığımız bu zamanlarda, Türkiye eğitim altyapısı noktasında (okul, derslik, donanım) sorunlarını çözer hale gelmişken ne yazıktır ki eğitimin içeriği, niteliği, kalitesi  noktasında bu ilerleme sağlanamamış hatta ne yapılacağını bilemez şekilde savrulmaya başlamıştır.

Toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyen, toplum değerlerini yansıtamayan, dünya ile rekabet edecek insan donanımı sağlayamayan bir eğitim sorunu ile ciddi ciddi nasıl mücadele edeceğini bilemeyen bir durum sergiler hale gelmiştir.

Eğitim siyasiler tarafından her zaman önceliğini korurken bu önemseme sanki sürekli değişim yapma, sistemleri deneyerek doğruları bulma noktasına gelmiş, felsefesi olmayan bu değişimler nesiller üzerinde olumsuz etkileri olan ve ilerde bu etkilerin daha da ağırlaşacağı bir problemli alan oluşturmaya başlamıştır.

Her gelen bakan kendinden önceki sistemi sorgularken bu sorgulama sistem iyileştirme yerine sistemi tamamen reddetme, yerine felsefi temeli olmayan bir değişim oluşturma çabasına dönüşmüş ve sistem çöp dağları nin oluşturduğu bir eğitim bakanlığı haline gelmesine neden olmuştur.

Geçmiş dönemlerde toplumun kabul ettiği yenilikler yapılmış (limme Projesi, kredili sınav geçme sistemi, MLO proje okulu, seçmeli olarak dini ve milli değerlere yer veren dersler), ancak bunların çoğunun devamı getirilememiş, bakanlıktaki değişimlerde reddi mirasa uğramıştır.

Türkiye’nin en öncelikli bir konusu olan eğitim sistemine ait belirgin bir politikanın olmayışı, her esen rüzgara göre yelkenlerin ayarlanması her neslin yeni bir sistemde eğitim öğretim görmesine neden olmuş, uzun vadede nesillerde yıkım oluşturan bir tablonun ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Yabancı dilin öğretilemediği, sorgulayan ve eleştirel düşünebilen neslin yetişmediği, özgüven eksikliği duyan kendini tanımlayamayan, kitap okumayı sevmeyen, ortaöğretimi bitirdiğinde eskilerin deyimi ile kolunda bir altın sanatı olmayan, değerlerine yabancılaşmış nice nice sorunlarla boğuşan bir sistemi, onu bu hale getiren argümanlarla çözmek mümkün müdür?

Aynı sebepleri tekrarlayarak farkı sonuçlar almayı beklemek ne kadar akıllı bir yaklaşımdır?

Türkiye artık yüzüncü yılında yukarıda sıralanan sorunlardan kurtulmalıdır. Bu sorunlardan kurtulmadığı an hepimize dünyayla yarışan birey ve toplum oluşturmak ancak hayali cihan olur.

Eğitim sorunları üzerine yazılacak çok şey var; temennimiz gelecek dönemlerde bu sorun sarmalından kurtulmaktır.

Kalitenin ve içeriğin konuşulduğu, çağdaş dünyada lider bir ülkenin, lider eğitim sistemi ile övünebileceğimiz yıllar için bu eğitim öğretim yılının bir başlangıç olmasını temenni ediyorum.

Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun.

İsmail AKBIYIK /Psikolojik Danışman ve Rehberlik Uzmanı

 

 

Bir Cevap Yazın