Uzaktan Eğitimde Kamera – Öğretmenle Öğrenci Arasında Kamera Savaşı

Uzaktan Eğitimde Kamera – Geçen yıl başlayan ve yıldönümünü yaşadığımız Kovid-19 nedeniyle, Bakanlık başta olmak üzere, eğitim süreçlerini yaşayan tüm taraflar, çok az veya hiç hazırlık yapmadan çevrimiçi pedagojiye geçmek zorunda kaldı.

Artık o kadar çok kanıksadık ki, öğretmenler bir yana, iki karış çocuklar bile Zoom, Google Meeting, Classroom gibi yazılımları kullanmayı öğretecek kadar biliyor.

Bu teknoloji, küresel bir krizin ortasında öğrencilerin öğrenimlerine devam etme fırsatları sunarken, aileler ve çocuklar bu sistemi kullanmakta bazı açılardan zorluk yaşıyorlar.

Kamera Savaşı Bağnazlık mı?

Uzaktan Eğitimde Kamera – Kamera kullanımı konusu tüm dünyada, öğretmenler ile öğrenciler arasındaki kavga nedenidir.

Öğretmenler “Açın” diyor, ama öğrencilerin çoğu farklı nedenlerden dolayı, açmıyor.

Bu konudaki yorumların çoğu, öğrencilerin çoğunun eş zamanlı, canlı dersler sırasında kameralarını açmadıklarında, öğretmenlerin bundan rahatsızlığını hatta kızdıkları biliniyor.

Bilinçli veya bilinçsiz olarak, kameraların açık olması ihtiyacı – birçok öğretmen tarafından pedagojik olarak önemli görülse de – aslında, öğrencileri sürekli gözetime ihtiyaç duyan, çocukları uysal bedenler olarak konumlandıran anlayışın ya da öğretime yönelik bir olumsuz tutumun göstergesi olarak da değerlendiriliyor.

Bu salgın şüphesiz hepimizi rahatsız hissettiriyor. Uzaktan öğrenme birçok farklı şekilde kontrolden çıkmış durumda. Kamerası kapalı olsun olmasın, boş bir kutuya ya da sadece bir isme bakmak pek çok öğretmeni rahatsız ediyor. Böyle bir rahatsızlık hissetmek onlara öğrencilerin özel alanlarına girmeyi talep etme hakkı verip vermediği tartışmanın püf noktasını oluşturuyor.

Kamera, Öğrencinin Özel Alanı mı?

Uzaktan Eğitim Kamera Kullanımı – Pek çok insan, kameraları açmanın pedagojik bir gereklilik olduğuna inanıyor.

Uzaktan eğitim sırasında öğrencilerin yüzlerini görmenin katılımın bir işareti olduğunu ve bunun tersine kameraların kapalı olmasının interaktif öğrenmenin kesilmesinin bir göstergesi olduğunu varsayıyorlar.

Avrupa’da ve ABD’de, bu konuların tartışıldığı eğitim çevreleri “açık kamera”yı ırkçı, cinsiyetçi ve sınıfsal alt tonları nedeniyle inanılmaz derecede sorunlu buluyorlar.

Ancak ülkemizde bu konular hassasiyet düzeyinde değil.

Kapalı Kamera Neden Sorun?

Uzaktan Eğitimde Kamera – Bazı öğretmenler, öğrencileri kameralarını açmaya teşvik ederken, bir kısmı da kameralarını kapattıkları için öğrencileri cezalandırıyor.

Batılı eğitimciler, her iki yaklaşımın da öğrencilerinin bedenleri üzerinde kontrol uygulama çabası olarak değerlendiriyor. Çok az kişi kameraların takılmasının katılım için bir gereklilik olduğu önermesini sorgulamaktadır.

Yine de literatürde üstünkörü bir araştırma yaptığımızda, iletişim, teknoloji ve kameraların veri toplama araçları olarak kullanımıyla ilgili araştırmalarla karşılaşıyoruz.  .

Ve aslında, kameralarını açmaları istenen bazı öğrenciler için ek kaygı, sınıf etkileşimlerine katılmaya çalışırken, evlerini, aile üyelerini ve mahrem alanlarını izleme kaygısı duyduklarından dolayı katılımı azaltabileceği ileri sürülüyor.

Açık Kamera ve Özel Alan

Uzaktan Eğitimde Kamera –  Öğrencilerden evlerine ve özel alanlarına girmenize izin vermelerini istemek, gerçek hayatta habersizce öğrencinin evine dalmak gibidir. Bu durum istenmeyebilir. Öğrenciler, kendi sunumlarını ve samimi alanlarını kontrol etme hakkına sahiptir.

Neden? Çünkü yüz yüze ortamlarda bile, geleneksel etkileşim işaretleri oldukça kültüreldir. Örneğin, bir saygı veya bağlılık işareti olarak göz teması kurmak ve sürdürmek bazı kültürlerin uyguladığı, bazı kültürlerinde de uygulamadığı bir normdur.

Geçenlerde bir veli görüşmesine katıldım ve aynı ekranda, çoğu bayan olan öğretmenlerle göz göze bakıştık. Kültürlere göre değişebilir olsa da mecburen göz göze bakışmak zorunda kalıyorsunuz.

Öğretmenler, öğrencilerin bedenleri ve mahrem alanları üzerinde sınırsız görsel mülkiyet tasarrufu gibi bir isteği talep etmemelidir. Öğrencilerden kendi özel alanlarına girmenize izin vermelerini istemek demek, potansiyel olarak önemli kültürel sonuçlara sahiptir. Pek çok öğrencinin evinde, öğrencilerin sosyokültürel grupları dışında paylaşmak istemedikleri kültürel eserler ve alanlar olabilir.

En önemlisi, öğrenciler genellikle evlerini paylaşıyorlar. Kameralarını açmadan onları rahatsız eden geniş aile üyeleri veya evcil hayvanları olabilir.

Öğrenciler ayrıca kendilerini veya aile üyelerini kamera karşısında göstermemek için yasal ve koruyucu gerekçelere sahip olabilirler. Ailelerine ve hatta bazen güvenliklerine duydukları saygı nedeniyle öğrenciler kameralarını açmayabilirler.

Cinsiyet Açısından

Uzaktan Eğitimde Kamera – Cinsiyet demografisi açısından da açık kamera sorun olabilir.

Kız çocukları veya evdeki diğer kadınların kameraya ister kendi işi veya öğretmenliği için olsun, isterse görünmek zorunda kalan diğer kadın aile bireyleri açısından olsun, kameraya karşı hazır olmaları için giyinmeleri, saçlarını düzeltmeleri ve makyaj yapmaları gerektiğini hissedebilirler.

Evde bakım ve diğer taleplerle, bu, özellikle zorlayıcı olabilir.

Bu nedenle, birçok kız çocuğu veya kadın, kameralarını kapalı tutmaya karar verebilir. Böyle bir durumu öğretmenlerin yanlış değerlendirmeleri ve hatta anlayışla karşılamaları gerekir.

Bunların tümü, eğitmenlerin dikkate alması gereken kritik eşitlik sorunlarıdır.

Alternatifler Nelerdir?

Uzaktan Eğitimde Kamera – Öğretmenler veya okul idareleri enerjilerini, öğrencileri kameraları açmaya yönlendirmeye odaklanmak yerine, eğitim içeriğini öğrencilerle interaktif ilişki kurabileceği şekillerde farklı sunuş ortamları hazırlamalıdırlar.

Öğretmenler hazırladıkları ders notlarını, sunuları veya diğer görselleri uzaktan eğitimin doğasına uygun şekilde hazırlarlarsa hem daha iyi bir eğitim olur hem de kamer açık mı kapalı mı kaygısı taşımamış olurlar.

Dikkate alınması gereken bazı tavsiyelerimiz şunlardır:

  • Çevrimiçi öğretimle ilgili sahip olabileceğiniz rahatsızlığınızın nedenlerini inceleyin.
  • “Açık Kamera” politikanızı oluştururken cinsiyet veya ekonomik statü ile ilgili kritik durumları düşünün.
  • Öğrencilerinize güvenin; onların kendilerinden mahrem alanlarından ve öğrenmelerinden sorumlu olabileceklerine güvenmeyi öğrenin.
  • Öğrencilerin öğrenme farklılıklarını önceden bilmeniz durumunda ders notlarınızı ona göre hazırlar, ona göre açık kameraya gerek kalmadan hazırlamış olursunuz.
  • Ders işlerken, tıpkı yüz yüze eğitimde olduğu gibi, sohbet işlevini kullanın; öğrenciler arasında küçük grup tartışmaları düzenleyin. Öğrencilerin görüşlerini paylaşmaları için öğrencilere kamera gerektirmeyen katılımlarını göstermeleri için alternatif yollar sunun.
  • Kahoot gibi araçlar çocukların çok sevdiği medyadır. Bu tür öğrenme platformlarını öğrenme anında daha sıkça kullanın.
  • Bir de öğrencilere ve ailelere şunu tavsiye edelim: Öğretmeni kırmak niyetiniz yoksa, ders saatine göre kendinizi ve kameranın bulunduğu ortamı ayaralayabilirisiniz.

Sonuç:  Öğrenme İlla Kamerayla Sağlanmaz.

Uzaktan Eğitimde Kamera  – Öğretim, karşılıklı saygıya, güvene ve destekleyici ilişkilere dayalıdır ve bunların geliştirilmesini gerektirir.

Saygı ve güven, öğrencilerin mahremiyet ihtiyaçlarını ve özel hayatlarının gözetiminden kaynaklanan güvenliklerini anlamaya kadar genişlemelidir.

Aynı zamanda, profesyonel eğitimciler olarak, öğrencilerin öğrenmesi için illa da kameraya muhtaç olmadığımızı bilmeliyiz.

Öğretmenler olarak, öğrencilerin öğrendiklerini göstermeleri için yeni yapılar oluşturmanın birçok yolu var.

Eski yüz yüze etkileşim uygulamalarını sanal alanlara taşımada zorlamak yerine, her birimizin öğrencilerimizin kameraları açmaya zorlandıklarında karşılaştıkları rahatsızlığı ve talepleri anlamamız gerekir.

Bunu da okuyun

TEKNOLOJİ UZAKTAN EĞİTİME NELER KATTI

Teknoloji, uzaktan eğitime neler kattı?

Bir Cevap Yazın