Sosyal medyanın bir olumsuz etkisi daha görüldü

Stres yönetimi çağın en büyük problemi haline gelmiş durumda. Milyonlarca insan kalabalık şehirlerde stres ile baş etmek zorunda kalıyor. Yorucu iş hayatı, boğucu trafik, kalabalık, bireysel alan yoksunluğu gibi sorunlar insanda stresi her geçen gün tetikleyen faktörlerin başında geliyor.

Medicana Sivas Hastanesi Psikoloğu Gizem Yılmaz bu konuda önemli bir açıklama yaptı. Stres hormonunun uzun vadeli kalışının beyinde hasara yol açtığını söyleyen Yılmaz;

“Fazlası bizi işlevsellikten uzaklaştırır. Stresli bir olay yaşadığımızda kalp çarpıntısı, nefes almanın hızlanması, kas gerilmesi gibi fizyolojik tepkiler meydana gelir. Strese karşı verilen bu fiziksel tepkiler kaç veya savaş tepkileri olarak da bilinir. Böylelikle hayatı tehdit eden bir unsurla karşılaşan canlı, hızlı tepki verme şansı yakalar. Günlük hayatımızda karşımıza çıkan birçok sorun var. Bu problem karşısında zaman zaman tükendiğimizi hissediyoruz. Aslında bu hisler problemlere karşı stres yönetimi başarılı yapamadığımızda meydana geliyor. Vücudumuz bir denge halinde ve zorluklarla mücadele edecek donanımla dünyaya bırakılmışa benziyor. Bütün bu sıkıntılı süreçte vücudumuzda stres hormonu olarak isimlendirebileceğimiz kortizon hormonu artıyor. Bu hormonun uzun vadeli kalışı beynimizde bazı kalıcı tahribatlara yol açtığı biliniyor”

SOSYAL MEDYA STRESE YOL AÇIYOR

Stresin yeni faktörleri arasında sosyal medyanın da olduğunu söyleyen Yılmaz, sosyal medyada herkesin harika bir hayat yaşadığı algısının oluşması nedeniyle insanların stres ile boğuştuğunu söyledi.

Konu ile ilgili açıklamasında Gizem Yılmaz;

“Bunca stresin kaynağı sosyal medya demek doğru değil ancak tetikleyici olduğu bir gerçek. Her zaman daha iyisinin sunulduğu bir mecrada kıyaslama başlar. Oysa insan kendini değiştirme, geliştirme ve varoluşsal özünü amacını bulma gayretindeyse bir diğerinin ne yaptığıyla ilgilenmez. Medya veya rekabet çağı bizden bu özü götürüyor, rekabete sürüklüyor diyebiliriz. Bulunduğumuz konumdan daha iyilerini görüyor olmak, herkesin sunduğu en iyi profiller bizi bir nevi varoluşsal strese itiyor. Kaygı, geleceğin getirdiği belirsizlikleri kabullenmemeden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Yılmaz söz konusu stres problemleri boğuşmada insanlara odak noktasını değiştirmek, egzersiz ve spor yapmak, kendisine daha çok vakit ayırmak gibi önemli ipuçları verdi.

Bir Cevap Yazın