Özel Okulların Pandemi Sürecinde ve Sonrasında Var Olma Mücadelesi

Özel Okulların Dramını İsmail Akbıyık Yazdı…

İki yıldan bu yana Covid-19 salgınıyla muzdaribiz. Hayatımızı esir aldığı gibi, yaşama dair tüm ezberimizi de bozdu. Farkındalığını unutmuş ve makineleşmiş insanoğlu her şeyi rutine bağlamışken, bir anda mikroskobik bir canlı bu rutine son veriverdi. Çaresizlik kol gezdi. Bireysel mağduriyetler yanında, sosyal ve ekonomik mağduriyetler de yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Tüm sektörler zarar gördü. Hükümet destekleri yardım için bir bir açılsa da yetmedi. İnsan türü yaşamı yeniden planlamak, rutinleri yeniden gözden geçirmek zorunda kaldı. Bu rutinlerden bir tanesi de sürekli dinamik olmak zorunda olan eğitim sektörüydü.

Eğitim Darbe Aldı

Pandemi sürecindeki koşullar eğitimi her yönüyle etkiledi, eğitimin yeniden ele alınması ve süreçlerin yeniden yapılandırılması zorunluluğunu ortaya çıkardı.

Resmi ve özel okulların hepsi bu süreçten etkilendi. Bu süreçleri iyi analiz eden ve süreci anlayarak planlarını ona göre yapan eğitim kurumları en az hasarla atlatmaya çalışırken, uyum sağlamayanların sonu, insan yaşamında olduğu gibi, sektörün ölümü de kapanma olarak yansıdı.

Özel Okul İhtiyacı Büyüdü

Özel okullaşmanın tarihçesi insanoğlunun eğitime ihtiyaç duyduğu tarihlere kadar uzanır. Bu kadar eski tarihe dayanan bu sektör, ülkemizde de son otuz yılda nicel ve nitel yönleri ile hızlı bir gelişim gösterdi.

Devletin vermiş olduğu eğitimden farklı olarak, evlatlarına çağın gerektirdiği becerileri kazandırmak isteyen ebeveynler, öğrencilerini özel okullara gönderme eğilimi göstermişler bu da son yıllarda bu okulların sayılarının artmasına neden olmuştur.

Özel okullar aslında devletin okullarına rakip olarak değil; onlara alternatif olarak doğmuş kurumlardır. Şu an itibariyle 12.184 özel okulda 1.468.198 öğrenci öğrenim görmekte, 175 bin civarında öğretmen bu kurumlarda istihdam edilmektedir. Bu istatistiklere bakıldığında özel okullar devletin yükünü alan ve farklı seçenekler sunan, destek verilmesi gereken kurumlardır.

Kapanan Özel Okullar, İşsiz Kalan Öğretmenler

2020-2021 eğitim öğretim yılında MEB verilerine göre 983 özel okul kapanmış, 882 okul da devredilmiştir. Yaklaşık 75 bin civarında öğrenci devlet okullarına geçiş yapmak zorunda kalmıştır. On binlerce öğretmen işsizler ordusuna katılmıştır. Bu irdelenmesi ve gerekli tedbirlerin alınmasını gerektiren bir sonuç diye düşünmekteyiz.

Devlet Teşviki Asıl Pandemide Lazım!

Devlet bazı dönemlerde özel okula giden öğrencilere teşvik ödemesi yapmış daha sonra bu sistemden vazgeçmiştir. Bu olmalıydı, olmamalı mıydı, bu tartışılır; ancak salgın döneminde bu sistem devreye yeniden alınsaydı, özel okulların kapanması ve öğrenci, öğretmen mağduriyetleri yaşanmamış olur, bu sistem tökezletilmemiş şekilde yoluna devam ederdi.

Günümüzde pandemi öncesi özel okullar öğrenci sayıları, imkanları ve öğretmen niteliği açısından farklılığını göstermiş ve velilerin gözde tercihi haline gelmiştir.

Uzaktan Eğitim Bilinçsiz Velileri Özel Okul Aleyhine Döndürdü.

Pandemi sürecinde uzaktan eğitim sistemi devreye girmiş, özel-resmi tüm eğitim kurumları bu sistemi uygulamıştır. Bu durumda okullar öğrenciyi sosyalleştirme görevini yerine getirememiş,  özel okullar bu süreçten olumsuz etkilenir hale gelmiştir.

Uzaktan eğitim devlet okulları ile özel okulları imkanlar acısından dengeler hale gelince, özel okul velileri bu durumu kabullenmek istememişler ve özel okulları sorgular hale gelmişlerdir.

Oysa pandemi sürecinde özel okul öğrencilerin % 88’i uzaktan eğitim alarak eğitimleri kesintiye uğramazken, bu oran devlet okullarında %22’dir. Kaynak

Gerçekte özel okullar pandemi sürecinde öğrencilerini bireysel ve grupla eğitim konusunda ön plana çıkaracak seçenekler sunmuşlar, bilinçli ve ilgili veliler bunun farkına varmış, öğrencilerinin özel okula devamını sağlamışlardır. Bunun farkına varamayan veliler özel okulları maddi yönden sorgular hale gelmişler, haklarını tüketici hakem heyetlerinde ve mahkemelerde aramaya başlamışlardır. Kirli bilgilendirmeler ve süreçten bihaber kişiler de bu negatifliğe katkıda bulunmuşlardır.

Devlet kontrolünde faaliyetlerini yürüten bir nevi kamu hizmet sunan özel okullar bu süreçte tam sahiplenilmemiş ve yalnız bırakılmışlardır.

Özel Okullar Aşağıdaki Öneriler Doğrultusunda Desteklenmelidir.

Özel okul sahipleri ve bu kurumlarda çalışan öğretmenler ve velilerle yapılan görüşmelerde, devletin özel okulları desteklemesi gerektiği, bu desteklerin de aşağıda sıralanmış şekilde olabileceğini belirtmişlerdir. Bunlar;

  • Özel okullarda okuyan öğrencilere, yalnızca bu sürece özgü olarak, teşvik sisteminin uygulanabileceği,
  • Bu okullarda görev yapan öğretmenlerin SGK primlerinin ertelenebileceği ya da ödenmiş sayılabileceği,
  • Özel okulların vergi, stopaj vb. ödemelerinin ötelenebileceği, KDV indirimi uygulamasının destek noktasında bir adım gibi gözüktüğünün, ancak okullara istenen etkiyi yapmadığı,
  • Özel okullarda ilk defa göreve başlayacak öğretmenlerin ilk üç yıl SGK primlerinin devlet tarafından ödenerek yeni mezun genç öğretmen adaylarına iş imkanlarının sunulabileceğini vurgulamışlardır.

Rekabetin kıyasıya olduğu bu zorlu zamanların geçeceği ve pandemi sonrasının da yeni fırsatlara yelken açacağı öngörüsü ile özel okulların desteklenmesi ve önünün açılmasının,  eğitimin önemli bir gündemi olması düşüncesiyle.

Yeni bir yazımızda buluşmak dileği ile sağlıcakla kalın

İsmail AKBIYIK / Özel Ankara Koleji

 

Bir Cevap Yazın