Öğretmenlik – Öğretmeni Öğretmen Yapan Nedir; Pedagoji mi, Kişilik mi?

Öğretmenlik – Hakkınızda neler konuşuluyor; bilmek ister misiniz? Mesela “ X Öğretmen ne güzel bir insan! Çocuklar da bayılıyorlar ona…”, “Gerçekten de X öğretmen, çocuklarla çok olumlu ilişkiler kurabilen bir öğretmen.”, “Her şeyden önce insan!”, “Bence öğrencilerin sınıfını sevmesini sağlayan onun kişiliği.”

Hakkınızda da buna benzer yorumlar duymuşsunuzdur. Ben bunlardan birkaç kalıp cümle söyledim.

Halkımız, öğretmenleri değerlendirirken, doğal olarak onun pedagojik yönünden çok, “insan!” yönünü, ya da duygusal yönünü öne çıkarıyor.

Bunda yanlış bir şey yok; ama eksik bir şeyler var.

Velilerin de öğretmenlerin pedagojik ve mesleki yönlerini değerlendirebilecek bir kapasitede olmalı.

Mesleğindeki birikimi, bu birikimi öğrenciye aktarabilme ve öğrenme-öğretme süreçlerini metodik olarak iyi yönetme gibi becerileri -alt düzeyde de olsa- bilmeliler.

Elbette, öğretmenin tutkusu, karizması, sıcaklığı ve mizahı öğrencilerin “böyle bir öğretmenin öğrencisi olmaktan gurur duyacakları” bir sınıftır.

Ancak öğretmenler, sınıf ortamında çocukları nasıl meşgul edeceklerini ve onlara nasıl ilham vereceklerini bilerek dünyaya gelmiş değiller. Bunun için geleceğini düşünen öğretmen, sürekli olarak pedagojik ve sosyal-duygusal becerilerini geliştirerek bu kapasitesini geliştirmelidir.

Öğretimde ‘Ö’ Faktörü?

Harika bir “kişiliğin” harika bir “öğretmen” olmaya yettiği fikri fanteziden ibarettir. Çoğumuz, doğru enerji gibi görünen şeylerle gelen yepyeni öğretmenler gördük: Kendilerine güveniyorlar, ilgili ve yaratıcılar.

Ancak ilgili “öğretim becerileri” olmadan, öğretmenler çoğu öğrenciler üzerinde etkili olamıyor. Sadece iyi arkadaşlar oluyorlar.

Bir öğretmen başarılı olduğunda, onu sadece kişiliğe bağlayamayız. Öğretim yöntemleri, öğrenciler için eğitimsel sonuçlar açısından kritiktir ve tüm yöntemler veya müfredatlar eşit derecede etkili değildir.

Öğrencileriyle bağlantılar kurmak için zaman harcamak, onlara kendileri hakkında konuşmaları için yapılandırılmış bir yol vermek ve onları ilgiyle dinlemek pedagojik açıdan öğretmeni yetiştirir.

Kişilik Öğretimde Hiç mi Önemli Değil?

Nasıl önemli değil!

Öğretmenlik – Bir defa, öğretmen yumuşak dilli olabilir, dışa dönük veya komik olarak tanımlayacağımız biri olabilir, duruma göre olmalı da; aynı zamanda, mükemmel bir öğrenme ortamı da oluşturabilmelidir.

Asıl önemli olan, şefkat ve duygusal istikrar gösterme yeteneği, öğrencilerle güven ve anlayış geliştirmek için gereken kültürel yeterlilik oluşturmalıdır.

Bu risk almak ve cesaretle sağlanabilecek bir beceridir.

Bu “yumuşak” beceriler, sağlam bir yöntemin uygulanmasını destekleyebilecek güçlü bir öğretim kişiliği oluşturur. Ve çekici kişiliklere sahip öğretmenler başarılı olduklarında, bu sonuçları yönlendiren bazı gerçek becerilere sahip olduklarını unutmayalım.

Kişisel Farkındalık Önemlidir.

Öğretmenlik – Kişisel farkındalığı yüksek olan öğretmenlerin bu farkındalıktan elde ettikleri becerileri kendilerine mütevazı bir şekilde rehber ettiklerini biliyoruz.

Öğretme eyleminin de tıpkı öğrenme eylemi gibi bir gelişimsel süreç olduğunun farkındalar.

Ancak öğretim benzersizdir çünkü etkileşime bağlıdır: Kendi başınıza öğrenebilirsiniz, ancak öğretmek için bir öğrenciye ihtiyacınız vardır. Bu etkileşimlere giren her şeyin farkında olmanın başarılı öğretimin merkezinde olduğuna inanmak gerekir.

Öğretmenin Farkında Olması Gereken 5 Durum

Öğretmenlerin farkında olması gereken 5 durum veya özellik vardır. Bunlar:

1- Benliğin farkındalığı

2- Öğretim süreci hakkında farkındalık

3- Öğrenen hakkında farkındalık

4- Etkileşim bilinci

5- Bağlam bilinci

Her biri bir süreçtir ve öğretmenler bunları değişen oranlarda geliştirirler.

Harika bir öğretim, fırsatlardan yararlanmak, zorlukları öngörmek ve ele almak için belirli bir anda tüm faktörlerin farkında olmayı gerektirir.

Öğretmenin kendi öz farkındalığının, öğrenci farkındalığı veya öğretim süreci farkındalığı kadar önemli olmasıdır.

Genel olarak öğretmenin, sınıfta öğretme sürecine hazırlanması, kendi mesleki gelişiminde odaklanması, öğretim uygulamalarına ve öğrencilerimizi öğreniciler olarak nasıl anlayabileceğimize odaklanması oldukça önemli etkenlerdir.

Belki de mükemmel öğretime en çok katkıda bulunan kişilik unsuru olarak, pedagojimiz, öğrencilerimizin bilgisi ve tabii ki derslerimize yönelik bilgi ve tutku kadar gereklidir.

Öğretimimiz, kendimize dair güçlü bir his geliştirme becerimize bağlıdır.

Bunu da okuyun

Öğrenme Fikir değiştirme midir?

Sonuç: Akıl ve Kalbi, Pedagoji ve Kişiliği Birlikte Kullanan Öğretmen Olmak

Öğretmenlik – Mükemmel bir öğretmenlik, aklımızı ve kalbimizi birleştirmekle oluşabilir. Aklın nurunu kalbin ziyasıyla; pedagojimizi kişiliğimizle, bilgiyi sevgiyle birleştirdiğimizde ortaya model bir öğretmen çıkacaktır; şüpheniz olmasın.

Öğretmenliğin tadını çıkarın!

Bir Cevap Yazın