Mülakat, Mülakat Olalı Böyle Muamele Görmedi!

Mülakat, Mülakat Olalı Böyle Muamele Görmedi!

Prof. Dr. Süleyman Yılmaz [1]

Eğitim-öğretim süreçlerinin bir parçası olan sınavlar ilköğretimden itibaren hayatımızın bir gerçeğidir. Liseye geçerken LGS, üniversite geçişte TYT-AYT, meslek öncesi KPSS, lisansüstüne başlayacaksak YDS-ALES, yurtdışı lisansüstü çalışma için YLS, akademik kariyerin nihayetinde doçentlik sınavı ve çeşitli kariyer basamaklarının sınavları hayatımızın bir gerçeğidir. Genellikle kamu alanında bu sınavlar; yazılı, sözlü-fiziki mülakat, inceleme şeklinde ölçme ve değerlendirme süreçlerini kapsar. Bu yazıda, sözlü mülakat konusunu ele alacağız. 

Mülakat, kamuda mesleğe alım yapılacak profesyonel ismin mesleki niteliğini ölçmek için uygulanan bir değerlendirme metodudur. Özel sektörde yapılan mülakat, iş başvuruları esnasında firma yetkililerinin başvuru yapan adayları tanımak için yaptıkları iş görüşmeleridir. Mülakat esnasında, başvuran adayın mesleki yönden eğitim geçmişi, çalışma koşulları, adayın tecrübeleri, bilgi birikimi, niteliği, bireysel anlamda karakteri, hedefleri ve kariyer planı konuşulur. Genellikle kariyer mesleklerin tamamında sözlü mülakat sınavları vardır. Sağlıklı bir mülakat için soruların objektifliği, ölçme ve değerlendirmenin güvenilirliği oldukça önemlidir. Bu nedenle mülakatın arka planındaki ölçme ve değerlendirme tarafsız uzman isimlerle hazırlanmalı, uygulanmalı ve sonuçlandırılmalıdır. Tıpkı kurumlardaki birimlerin akredite olmasındaki tarafsız gerekli yetkinliğe sahip bir gözlemci ve değerlendirmeci tarafından birimin kalitesinin tescillenmesi gibi.

Ülkemizde farklı kurum ve kuruluşların kadroları için farklı mülakat süreçleri işletirler. Bu kadroların kurumlara göre dağılımı;

A Grubu Kadrolar; Genellikle kariyer mesleklerinde uygulanır.

B Grubu Kadrolar ve Mülakatları; B grubu kadrolara genel olarak sadece KPSS sonuçlarına göre merkezi yerleştirme, bilahare de atama yapılmaktadır ve bunlar için mülakat yapılmamaktadır. Merkezi yerleştirmelerini ÖSYM yılda 2 kez yapmaktadır.

İşçi Alımları; Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına işçi alımlarında uygulanır.

Sözleşmeli Personel Alımları; Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeli personel alımlarında uygulanır (1).

Ülkemizde Mülakatla Personel Alımı ve Kariyer Belirlemesi Yapan Kamu Kurumları; 

Adalet Bakanlığı; Adalet Bakanlığı Bünyesinde yer alan Yargıtay ve Danıştay’a bağlı meslek gruplarının işe alım işlemlerinde mülakat yer alıyor. Bu meslekler: Kâtip, Mübaşir, Teknisyen, İnfaz ve Koruma Memurluğu.

Ticaret Bakanlığı; Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün yaptığı işe alımlarda mülakat yer alıyor. Bu meslekler: Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmenliği, Memur, Tercüman, Gümrük Muhafaza.

Orman Genel Müdürlüğü; Orman Muhafaza Memuru.

Emniyet Genel Müdürlüğü ve Türk Silahlı Kuvvetleri; Alım yapılan askeri ve sivil memur kadrolarında mülakat sistemi yer alıyor.

Millî Eğitim Bakanlığı: Öğretmen alımlarında mülakat sistemi yer alıyor.

Son dönemlerde kurumsal eleman alımlarında politize olma kaygısı, sınava giren adayları tedirgin etmekte, sınav sonrasında hak ihlalleri nedeniyle hukuki süreçler başlamaktadır. Yukarıda saydığımız alanlardan bir kısmı yargı denetimine açıkken yargı alanlar, emniyet ve askeri alanlar bu denetimden muaftır. Bu çalışmanın özgün alanı Milli Eğitim Bakanlığındaki kariyer basamakları ve öğretmen alımlarında uygulanan sınavları içermektedir.

MEB’e Gelelim…

MEB Kurumlarında 2014 yılı öncesindeki okul yöneticisi belirleme süreçlerinde, öğretmenin gireceği yöneticilik ve mevzuat bilgisi sınavı, öğretmenin hizmet puanı esas alınırdı. Çoğunlukla belli bir mesleki birikime sahip isimler üzerinden belirleme yapıldığı için nadiren bireysel eksiklikler ve beşeri ilişkileri ilgilendiren problemler olsa da genel olarak okullarda huzur ve güven iklimi hâkimdi. Okul Yöneticilerinin 10 Haziran 2014 tarih ve 29026 sayılı Yönetici Görevlendirme-Atama Yönetmeliği (2) yürürlüğe girdikten sonra okul yöneticisi belirleme usulleri de değişti. Uygulanan sınav alanlarının yüzde ağırlığı, kurulun yapısı, süreli rotasyon gibi pek çok köklü değişimler getirildi. Hepsinden önemlisi sınavın işleyişinde sendikal üyelikler (kurul üyesi ve okul yöneticisi adayı), siyasi nüfuz önemli bir bileşene sahipti. Benzer durum sözleşmeli öğretmen alımlarında yaşandı. İlk defa 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle mülakatla sözleşmeli öğretmenlik uygulaması başlatıldı.

Öğretmen adayının KPSS sınavındaki almış olduğu yüksek skordan sonra tekrar bir mülakat sınavına tabi olması konusu kamuoyu gündeminden düşmedi ve gün geçtikçe bir sarmala ve açmaza dönüştü. 23 Ekim 2018 yılında, dönemin Milli Eğitim Bakanı “Güçlü Yarınlar İçin 2023 Eğitim Vizyonu” sloganıyla 2023 Eğitim Vizyonu Felsefesini açıkladı. Bu belgede eğitim politikalarının ekseriyetine yer verilmiş ama öğretmen alımlarındaki sınav sisteminin iyileştirilmesine dair herhangi bir husus yer almamıştır. Bakan Beyle akademik çerçevedeki ziyaretimizde sunduğumuz raporda okul yöneticisi belirlenmesi ve öğretmen alımlarındaki mülakat sınavının işleyişine dair düşüncelerimizi paylaşmıştık. Geldiğimiz bugünlerde aynı konuyu tartışıyor olmamamız, öğretmen adayları ve aileleri için büyük bir talihsizliktir.

Yüksek Öğretim Kurulu, kurulduğu 6 Kasım 1981 yılından beri Üniversiteler Arası Kurul tarafından yapılan doçentlik sıvında eser incelemesi ve sözlü bilimsel sınavı olmak üzere iki aşamalı bir sistemi 2018 yılında yalnız eser incelemesine dönüştürdü. 06 Mart 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7100 sayılı Kanunla Üniversitelerarası Kurul tarafından yapılan doçentlikte sözlü sınavın kaldırılmasına, yeniden bir sözlü sınavın yapılmasını ise üniversitelerin senatolarına bıraktı.

MEB’ te öğretmen alımlarında uygulanan mülakat sürecinin yargısal denetim boyutuna da değinmemiz gerekiyor. Bütün sınavların her zaman hukuka uygun olarak yapıldığını söylemek mümkün değildir. Özellikle, kamuya personel alımı için yapılan sınavlarda belli kişilerin kayrıldığı iddiaları gündeme gelmekte ve sınavların iptali için yargıya müracaat edilmektedir. “Not Tespit Davaları”1 isimli daha önceki bir çalışmamızda yazılı sınavlar ve bu sınavların yargısal denetimi konusunu ele alıp incelenmiştir. İdarenin bütün eylem ve işlemleri gibi sözlü (mülakat) sınavların da idari yargı yerlerince denetlenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu denetimin ne şekilde olması gerektiği ve özellikle Danıştay’ın son yıllarda sözlü sınavlarla ilgili olarak vermiş olduğu kararların tüm sözlü sınavlarda geçerli olup olmayacağı konusu önem taşımaktadır. Sözlü sınavların denetimi konusunun Türk İdare Hukuku literatüründe yeterince incelendiğini söylemek mümkün değildir.

Sözlü Sınavların Yapılış Usulünde Görülebilecek Hukuka Aykırılık Halleri;

  • Sınav Komisyonunun Usulüne Uygun Oluşturulmaması
  • Adaylara Eşit Fırsat Tanınması
  • Sınavın Ses ve Görüntü Kaydının Alınması
  • Sınav Soru ve Cevaplarının Önceden Hazırlanarak Tutanağa Bağlanması

Sınav Sonucunun Yargısal Denetimi

İptal Kararının Hukuki Sonuçları (3)

Mülakat sınavlarında sorulacak soruların standart bir ölçme-değerlendirmeyi taşıması da önemli bir husustur. Bu amaçla ölçme ve değerlendirmeye yönelik hazırlanan soruların geçerlilik ve güvenirliği, uygulama biçimi, uygulamaya hislerin karışması, skorların belirlenmesi de sübjektifliğe oldukça açıktır. Sendikal ve siyasi etkileşimler sınavların güvenilirliğini riske atan en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Nepotizm ve patronaj ikliminde gerçekleşen mülakat uygulamalarının realiteden ve objektiflikten uzak, fırsat eşitliğine aykırı olduğu yadsınamaz.

Yapılan KPSS sınavlarında mesleki eğitim alanı ve pedagojik yeterlik alanından sınava girip yüksek puan alan öğretmen adaylarının yapılan mülakat sınavlarında düşük skorlar alması ve bunu trajik bir şekilde kamuoyu önünde paylaşmalı, pek çok siyasi partiyi harekete geçirdi. Bu konudaki kamuoyundan şikâyetlerin yükselmesi muhalefet partileri kadar, iktidar partilerinin de gündemine girdi. Konuya eğitim sendikalarının bir kısmı da sahiplendi. Cumhurbaşkanı, gelen tepkilerin yükselmesi üzerine 2023 Nisan ayında açıkladığı seçim beyannamesinde; “Kamuya işe alımları, görevin getirdiği zorunluluklar dışında mülakatı kaldırarak, gençlerimizin sınavlardaki başarı sıralamasına göre yapacağız” diye öğretmen alımlarında mülakatın kaldırılacağı müjdesini vermiş oldu. Bu müjdeli haber, öğretmen adayı gençlerimiz üzerinde pozitif bir etki oluşturdu. 3 Haziran 2023 günü açıklanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin yeni bakanı, mülakat ile ilgili ilk açıklaması “Atanacak öğretmeninin niteliğini belirlemek için mülakat gibi mülakat yapacağız” şeklinde Cumhurbaşkanının seçim sürecindeki vermiş olduğu müjdeden farklı şekilde olmuştu. MEB’ten gelen bu kararlı açıklama atama arifesinde olan öğretmenleri harekete geçirdi. Öğretmen adayları sosyal medya aracılığıyla platformlar oluşturarak seslerini hem MEB’e hem de Cumhurbaşkanlığı Makamına duyurmaya çalıştılar. MEB’in öğretmenlik alan bilgisi ve bunun öğrencilere nasıl verileceğinin değerlendirmesini paylaşması gözlerin öğretmen yetiştiren kurumlara çevrilmesine neden oldu?

Peki, bu süreçte öğretmen yetiştiren fakülteler yapılan mülakat için ne düşünüyordu? Eğitim Fakültelerinin Dekanlar Konseyinin (EFDEK) bu konudaki refleksi nedir diye bakıldığında konseyin işleyen süreçle ilgili sessizliğini koruması manidardır. Oysa Eğitim Fakültelerinin eğitim-öğretim programları MEB+YÖK işbirliğinde planlanıyor ve eğitim fakülteleri de bu programları harfiyen uyguluyordu. Bu sebeple öğrencilerine eğitim sürecinde sahip çıktığı gibi eğitim sonrası süreçte de sahip çıkmalıydı.

Öğretmen belirleme sürecinin, eğitimin paydaşı olan sendikalar ile ilgili bir boyutu da var. Bu konuda yetkili sendikalar sessizliğini korurken, diğer sendikalar mülakat sınavını haksız rekabete yol açtığını ve fırsat eşitliğine hukuksuz bir gölge düşürdüğünü belirtiyorlar Sendikalar, mülakat yerine liyakatin esas alınmasına her fırsatta dile getiriyorlar.

Araştırmalara Kulak Verin!

Mülakat konusunun kamuoyundaki yankısına bakıldığında, kamuoyunun da bu uygulamadan rahatsız olduğunu ve kalması gerektiğini savunduğunu görmekteyiz. KPSS sonrası yeniden bir mülakat sınavının uygulanmasına kamuoyu nasıl bakıyor diye yapılan online sosyal medya anketlerinde kamuoyunun yüksek oranla “Hayır” dediğini ortaya koyuyor.

 21 Eylül 2023 tarihinde uygulanan mülakat anketine 2620 isim katıldı ve %94 mülakata “hayır” sonucu çıktı

süleyman-1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

24 Ekim 2023’te tekrarlanan online ankete 2916 isim katıldı ve %98 mülakata “hayır” sonucu çıktı.

Toplumun mülakata karşı refleksi; “Hayır” şeklinde öğretmen adayları lehine pozitif yönde artarak devam etmektedir. Bu sonuçlar ve konunun genel akışı yetkili kurumlarca göz ardı edilememelidir. Hepsinden önemlisi Cumhurbaşkanlığı Makamının seçim sürecinde verdiği sözün yerini bulmasıdır ki, öğretmen adaylarının bu konudaki güveni tamdır.

Sonuç olarak; MEB tarafından ısrarla uygulanmaya çalışılan mülakat eğitim süreçlerine namzet olan genç öğretmen adaylarımızı ve ailelerinin yakından ilgilendirmektedir. Mülakat sürecindeki yaşanacak hayal kırıklığı, işleyen sisteme karşı gelişebilecek güvensizlik, öğretmen adaylarının mesleki gelişim ve değişim süreçlerini etkileyecektir.

Değer Eğitimi çalışan bir akademisyen olarak değerler manzumesi açısından bakıldığında; mülakat sürecinde yaşanabilecek haksız rekabet, fırsat eşitsizliği ve hislerin karışmasıyla oluşabilecek hak ihlali üç türlü handikabı beraberinde getirebilir.

Birincisi; öğretmen adayı ve ailesinde oluşabilecek hayal kırıklığı ve travma;

İkincisi; hissi yakınlık felsefesi üzerinden atanabilecek öğretmende bir başkasının yerine geçmekten kaynaklanabilecek vicdani etki, ekmeğini helalinden kazanmasına düşecek kuşku;

Üçüncüsü; mülakatı uygulayan kurulun nepotizm ve patronaj saikıyla bir adayı egale edip, diğer bir adayı yerine ikame etmekle üstleneceği iflah olmaz, onulmaz vebal.

Kimsenin böyle bir vebali üstleneceğini düşünmek mümkün olmayacağı kanaatiyle, Cumhurbaşkanlığı Makamının en kısa zamanda bu uygulamayı yürürlükten kaldıracağı düşüncemi yüksek tutuyorum.

 

[1] ASÜ Eğitim Fakültesi

 

REFERANSLAR

(1) Erdal Şahin, Kamu Görevlisi Alımında Sözlü Sınav ve Mülakat Yöntemler le Yargısal Denetim Sorunu, Ankara Barosu Dergisi, 1, 63-113, 2023.

(2) E. Aydın Baş ve İ. Şentürk, Okul Yöneticilerinin 10 Haziran 2014 tarih ve 29026 sayılı Yönetici Görevlendirme-Atama Yönetmeliğine İlişkin Görüşleri. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi, 36 (2) , 119-143, 2017.

(3) Yasin Sezer, Hüseyin Bilgin, Sözlü Sınavların Yargısal Denetimi, TBB Dergisi, Sayı 86, 168-187, 2009.

—————————————————————————————————————-

 

2 yorum

  1. Hocam verdiğiniz emekler için çok teşekkür ederiz. En ince ayrıntısına kadar yazmışsınız. Umarım sayın bakanımız değerlendirir ve bizlere artık beklediğimiz değeri gösterir.

  2. Mülakat denilen güvenirliği en düşük sözlü sınavlara dair akademik bakış açısıyla yaptığınız değerlendirme için teşekkür ederiz. Son dönemde o kadar çok yaramız oluştu ki, öğretmen olmak, ulaşılamaz hayal artık. Okullara bahçenin dışından, buğulu gözlerle bakmaya devam. Bürokratlar akıllarına geleni yapıyorlar, açıkçası .Cumhurbaşkanımızdan müjdeli haber bekliyoruz.

Bir Cevap YazınCevabı iptal et