Karakter Eğitimi – Toplumda Şikâyetler Artarken Karakter Eğitimi Ne Oldu?

Karakter Eğitimi – Merhamet, cesaret, kararlılık, adalet, dürüstlük, sabır, saygı, sorumluluk, kişisel motivasyon ve ölçülü olmak… Bunlar kulağa ne de hoş geliyor, değil mi?

Savaşların, kan ve gözyaşının; 20. yüzyılın, yeni bin yıla sadece isimlerini taşıyabildiği karakter davranışlarını ifade eden kelimelerden bazıları.

21. Yüzyılda karakter eğitiminin yeniden dirilişine tanık olabiliriz.

Çağlar boyunca eğitimin temel unsurlarından biri olan, “gençlere iyi bir aile üyeliği”, “yardımsever bir komşuluğu” ve “iyi vatandaş” olmanın niteliklerini öğretmek gibi, ufukta yeni bir ilgi görünüyor.

Karakter Nedir?

Karakter Eğitimi – Karakter kavramının tanımında, TDK şunları söylemiş:

“Ayırt edici nitelik. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti, bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Ayrıca, bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi.”

Şu halde şöyle diyebiliriz; karakter, fiziksel olarak aynı uzuvlara sahip olduğumuz halde, her bir insanı diğerlerinden ayıran ruhsal, psikolojik ve sosyolojik özelliklerin bütünüdür.

Yani, insan birey olarak, “farklılıklarıyla” birer “fert-zât”, “aynı” özelliklere sahip olması itibariyle “Kişi”dir.

Tıpkı güneşin, gün içinde, her varlığa, aynı anda, hepsine birden yansıması gibi. Mesela botanik (bitki) dünyasına ısı ve ışığıyla enerji vermesi, her bitkide yaprakların ve çiçeklerin; meyvelerin ve tohumlanmanın canlanmasına hizmet ederken; öte yandan her bir meyveli ağacın veya bitkinin, özelliğinin ortaya çıkmasını, kavun, karpuz, kiraz, vişne, elma, armut vb. olmasına hizmet etmesi gibidir.

Sınıf İçi Öğretimde “Vahidiyet (Unity) – Ehadiyet (Unit)” Yöntemi

Karakter Eğitimi – Bu mantığı sınıf örneğine taşıdığımızda şöyle anlayabiliriz:

Bir öğretmen sınıfta dersini öğrencilere anlatır; ancak eğer öğretmen, her bir öğrencinin özel yeteneklerini ve öğrenme stillerini bilirse, bu durumda, sınıf için genel öğretme-öğrenme biçiminden, her bir öğrenciye özgü bir “öğrenci merkezli” eğitime geçebilir; farklılıkları yönetebilir.

Bireysel farklılıkları yönetmek öğrencilerin hem öğrenmeye yönelik farklılıklarını bilmekle, hem de sınıf toplumu içinde karakter yapılarını tanımakla gerçekleşebilir.

Kişilik, davranışlarla görünür olurken kişiliği besleyen karakterdir.

Bu, Bloom’un “Tam Öğrenme” modeliyle de tam uyumludur. (Bakınız: Bloom, B. (1979). İnsan nitelikleri ve okulda Öğrenme. (Çev. Dr. Durmuş Ali Özçelik). Ankara: Milli Eğitim Basımevi.)

İnsanı, insan yapan da bu değil midir?

Karakter Eğitimi de Bir “Ehadiyet (Unit)” Meselesidir.

21. yüzyıl, mademki 20. yüzyılın yaralarını iyileştirmeye, kırık döküklerini tamir etmeye adaysa, buna nereden başlanmalıdır?

Cevap: Karakter eğitiminden…

Ülkemizde karakter eğitimi 2010’ların başında güncelken, ders müfredatlarına da girmiş ve büyük bir sıçrama yapmıştı.

Ancak karakter eğitimi, günümüzde okulların gündeminden oransal olarak düştü.

Bunun en önemli nedenlerinden birinin ülkenin eğitimde konuşulacak başka çekici ve popüler konularını öncelemesidir.

Oysa bir ülkede ekonomiden hukuk sitemine değin tüm konuların ruhu insanların karakterleriyle özdeştir.

Bir yasa metni ne kadar güzel yazılsa da onu icra edecek insan faktörünün karakter boyutu doğru şekillenmemişse o metnin bir anlamı kalmıyor.

Şimdi, karakter eğitimini yeniden gündeme taşımanın zamanıdır.

Karakter Eğitimi Toplumsal Uyumu Sağlayabilir mi?

Yeni bir karakter eğitimi gündemi için bir temel oluşturmaya yetecek bir kamuoyu oluşturmak kaçınılmazdır.

Bunun için eğitimin verici tarafında olan Bakanlık ve eğitim fakülteleri karakter eğitimi için okullarda ve okul çevrelerinde araştırmalar yapmalıdır.

Müfredatta masum bir şekilde duran karakter davranışlarının konu bağlamıyla nasıl ilişkilendirileceği ve nasıl uygulanacağına dair tüm eğitimcilerde bir konsensüs bulunmalıdır. Bunun için öğretmenler eğitilmelidirler.

Karakter eğitimini sadece okulda, teorik ve bilgi düzeyinde vermek değil, hangi davranışların hangi karakter davranışıyla anlaşılabileceğini, davranışın doğru-yanlışlığını ortaya çıkarmak, önleyici veya düzeltici faaliyetler için toplumsal tevazuu sağlamak kaçınılmazdır.

Karakter davranışını hayatın her alanına, özellikle aileye yaymak ve tarafların davranış değişikliğine doğru itelemekle toplumsal uyumu sağlamak önemlidir.

Toplum; karakter eğitiminin, insanların etrafında toplanabileceği temel özellikler olduğu konusunda hem fikir olmalıdır. Bunun olabileceğine inanıyorum; çünkü karakter davranışlarına sahip olmak, kalbi ve ruhu bozulmamış her insanın ortak fikridir.

Şefkat ve merhametten, cesaret ve kararlılıktan, adalet ve hukuktan, dürüstlük, sabır, saygı, sorumluluk, öz motivasyon ve ölçülü olmaktan kim rahatsız olur ki?

Karakter Eğitimini Ölçmeye Çalışmayın

Karakter Eğitimi – Karakter davranışlarını ölçmek rahatsız edici olabilir. Bunun yerine, durum tespiti amacıyla örnek olaylar ve senaryolar kullanılarak, karakter eğitiminde drama yöntemi kullanılabilir.

Karakter içerikli kısa filmler yapılabilir ve bunlar ders materyali olarak kullanılabilir.

Çocuğun sosyal boyutta yaşadığı çevre, özellikle aile ziyaretleri karakter oluşmasında etkili olacaktır.

Toplumsal ziyaretler gibi içinde kendi ölçmesini barındıran uygulamalar oldukça öğretici ve fikir verici olabilir.

Platon’a kadar uzanan öğrencilerin karakteriyle ilgili endişe, kesinlikle YGS veya LGS sınavlarıyla ilgili endişeden daha önce gelmelidir.

Öğretmenler, karnelere nicel puanlar verip öğrencileri kendi dersindeki “bilgiye göre” değerlendirebilir. Ancak bu rakamların öğrenci karakteriyle hiç alakası yoktur. Öğrencinin karakter karnesine ihtiyacı da yoktur. Önemli olan fert-birey olarak, öğrenilen karakteri yaşayarak davranışa dönüştürdüğünden emin olmalıyız.

Sonuç: Karakter Eğitiminin Peşini Bırakmayın

Son ama önemli bir nokta, karakter eğitimi, sivil toplumun işidir. Resmi, bürokratik, siyasi veya ideolojik unsurlar ve uygulamalar karakter eğitimiyle taban tabana zıttır.

Çünkü karakter ilkeseldir, ondan vazgeçilmez, taviz verilemez, azıcık oldu, denilemez. Çünkü karakter insani ve ahlaki bir davranışken; ideoloji, siyaset veya devlet eli konjonktüreldir, değişkendir; bugün başka yarın başka davranma eğilimindedir.

Ayrıca yerel ve toplumsal karakterler yanında, insanlığın sahiplendiği ortak karakter türleri de vardır. Bunlar; kültürel, dini ve coğrafi sınırları aşan bir dizi karakterdir.

Bu son paragrafın amacı, sizin öğrettiğiniz karakterlerin çocukların dünyasına giren sosyal medyadaki karakterlerle yarın çatışacağından emin olabilirsiniz.

O halde ne gibi önlemeler düşünüyorsunuz.

NOT: Bu konuda yazmak isteyen eğitimcilere bu sayfalar açıktır. Lütfen yazınız, gönderiniz, fikirlerinizi paylaşalım.

Yazan: Sergen sazak – Yeni Eğitim Dergisi

Bir Cevap Yazın