İletişim – “Hayır!” Demenin Bin Bir Yolu

https://yeniegitimdergisi.comİletişim – Adamın biri insanlara fiziksel veya ahlaki kusurlarıyla hitap edermiş. Boyu kısa olanlara “Hey bücür!”, duyması zayıf olanlara “Ulan sağır!”, algısı zayıf olanlara “Aptalın teki!” gibi yakıştırmalar yaparmış.

Bir gün bu adamı münasebetsiz laflarından dolayı Kadı’ya (Zamanın Hakim’i) şikayet etmişler. Kadı şikayetçileri dinlemiş ve “bu adamı bana getirin” demiş.

Ertesi gün adamı apar topar Kadı’nın huzuruna çıkarmışlar. Adam makama girer girmez “Selamun aleykum kör kadı!” demiş.

Çünkü Kadı’nın da bir gözü körmüş.

İletişim

İletişimin Ruhu Nedir?

İletişim – İnsanların konuşmalarına verdikleri ruh, o andaki psikolojisiyle ilgilidir. Genellikle olumlu kelimeleri rahatlıkla söylerken, olumsuz kelimeleri doğrudan söylemek yerine “kem küm” edip, diğer psikolojik etkenlerle birlikte söylüyorlar.

Bunlardan biri de, insanların bizden bir talepleri olduğunda farklı nedenlerimizden dolayı, olumsuz cevap vermek için kullandığımız “Hayır!” karşılığı ve bu karşılığın ağzımızdan söz olarak çıkarken giydiği ses elbisesinin güzelliğidir.

“Hayır” demek temel bir psikoloji olduğu kadar birçok kişinin mücadele ettiği bir beceridir.

Buraya bir nokta koyalım ve iletişimde bazı altın noktalara temas edelim:

Bazı Altın Kurallar

  • Her istek ve davetin bir fırsat maliyeti taşıdığını bilmek önemlidir.
  • Birçok insan “hayır” demekte zorlanır.
  • İlişkileri sürdürürken saygılı bir şekilde “hayır” dememizin çeşitli yolları vardır. “Selam aleykum kör kadı” diyen ukala gibi değil; centilmence söylenmelidir.

“Hayır” demek, “denebilmesi için” çoğumuzun içsel mücadele ettiği bir beceridir.

İnsanlar bir dizi şeye gereğinden fazla bağlı kalıyorlar ve sık sık önlerine çıkabilecek her fırsata “evet” demek zorunda olduklarını hissediyorlar.

Benim küçük kızım da acayip bir “hayır”cıydı. Önce “hayır” der, sizi yalvartır; tamam dersiniz, pes edersiniz; tam o anda “tamam” der.

Ne gıcık değil mi? Kız resmen bize eziyet ederek “Hayır” demenin tadını çıkarıyordu.

Elbette bazen başkalarına “hayır” dememiz gerekir, ancak önce kendi nefsimize “hayır” diyebiliyor muyuz?

Nefsimizin çektiği bir şeyi yapmamakta “hayır” diyebiliyor muyuz? “Oruç tutmak” “hayır” deme disiplinine iyi bir örnektir.

Günahlardan kaçınmakla nefsimize ve şeytanımıza “Hayır” diyebilmek en tatlı hayırlardandır.

“Hayır” demekten korkan insanların bazı kaygıları olur, onları hissederler. Bunlar nelerdir?  İşte bazı yaygın endişeler:

  • Ne zaman “hayır” diyeceğimi veya neye “hayır” diyeceğimi bilememek
  • Nasıl kibarca “hayır” diyeceğinden emin olmamak
  • “Hayır” denildiğinde nasıl anlaşılacağı konusunda endişelenmek
  • “Hayır” sözünü duyduklarında insanların üzüleceğinden veya sinirleneceğinden endişe etmek

İnsanları, tutulması gereken iyi bir sınırın, birinin bir şeye tepkisini kontrol edemeyeceğimizi bilmek olduğunu hatırlamak önemli bir erdemdir. Sahip olduğumuz tek kontrol, bir “Hayır” ı dikkatlice değerlendirmek ve onu saygılı ve kibarca sunmaktır.

Başkalarının duygularını sizin sorumluluğunuz haline getirmeden deneyimlemesine ve işlemesine izin vermek, bir şeye hayır demeyi düşünürken kilit bir yetkinliktir.

Genel olarak, ne zaman hayır diyeceklerini anlamaya çalışırken, insanları kendilerine bir dizi soru sormaya teşvik ediyorum.

Bu sorular şunlardır:

  • Şu anda bunun için zamanım, enerjim ve param var mı?
  • Bunu yapmak istiyor muyum?
  • Bu hayatıma değer katacak mı?
  • Bu benim değerlerimle uyumlu mu?
  • Sadece hayır demekten korktuğum için mi evet diyorum?

Bu sorulardan herhangi birinin cevabı bir “hayır” ın sıralı olabileceğini gösteriyorsa, o zaman nasıl “hayır” diyeceğinizi bilmek önemlidir.

Hayır derken göz önünde bulundurulması gereken ana şeylerden biri, ilişkinin bağlamıdır. “Hayır” denilen kişi ile olan iletişiminiz nasıl?

Bazı insanlar kendilerine yakın insanlara “hayır” demeyi daha kolay bulurlar. Çünkü ne tür bir tepki alabileceklerini bilirler ve bazı insanlar yakın bir ilişki içinde olmanın özverili olmak ve her zaman bir başkasını desteklemek için orada olmak anlamına geldiğine inanabilir.

Genel olarak, ilişki ne kadar yakınsa, birisinin yanında olma olasılığımız o kadar artar, ancak bu asla hayır demeyeceğimiz anlamına gelmez.

Bize en yakın insanlarla iyi sınırlara sahip olmak muhtemelen daha da önemlidir, böylece sağlıklı ve uzun süreli ilişkiler sürdürebiliriz. 

Hayır demenin bazı basit ama ilişkiyi sürdürme yolları şunlardır:

  • Teşekkür ederim, ama bana uygun değil!
  • Teşekkür ederim, ama hayır!
  • Teşekkür ederim; ben almayayım.
  • Aynı fikirde değilim!

Basit, anlaşılması kolay ve nedenini açıklamadan “hayır” demek de tamamen uygundur.

  • Bu çok güzel bir teklif, ama kesin kararlıyım; şu anda buna uyamıyorum. Bunu önümüzdeki hafta deneyelim mi?
  • Kırmak istemem ama kapasitemi aşıyor; bunu şu anda yapamam.”

Bir isteğin bir kısmına “evet” diyebileceğini veya bir uzlaşma teklif edebileceğini hissettiğiniz zaman da alternatif üretmek daha doğru bir yol olabilir.

  • Sunduğun konuda bir şey diyemem ama şöyle de bir yol izleyebiliriz…
  • Üzgünüm, benim fikrim başka!

Bunu söylerken de beyaz yalan gibi hissedilmemesi gerçekten yürekten geldiği gibi söylenmelidir. Yoksa yalan hissedilir.

  • Bu konuda sana yardımcı olabilecek en iyi kişinin ben olduğumu sanmıyorum, üzgünüm.

Basit ve dürüst olmak gerekir.

“Hayır” demenin özü, neden “hayır” dediğinizi anlamak, neye “hayır” dediğinizi not etmek ve “hayır” diyerek hayatın anlamına yakın durmaktır.

Tekrar soruyorum:

  • “Hayır” dersen, insanları kaçırmaktan mı korkuyorsun? 
  • “Hayır” dersen kendini suçlu mu hissedersin?
  • “Hayır” dersen ayıplanmaktan endişe mi duyarsın?

O halde şunu unutmayın:

Hedefleriniz ve değerlerinizle uyuşmayan şeylere “hayır” demenin, değer verdiğimiz şeylere zaman açmaya veya zaman ayırmaya yardımcı olabileceğini; böylece daha ruhsal rahatlık ve daha tatmin edici bir yaşama katkıda bulunabileceğini hatırlatalım.

“Evet” mi “Hayır” mı?

 

Yazar – Sergen Sazak – Yeni Eğitim Dergisi

Bir Cevap Yazın Cevabı iptal et