Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzaktan Eğitimle Desteklenebilir mi?

Eğitimde Fırsat Eşitliği – Felsefi arka planı olan tüm düşüncelerin pratikleştirilmesi ve uygulanabilir bir şekle sokulması hem önemli hem zordur.

Sosyal ve toplumsal uygulamalar toplumda farklı bakış açıları nedeniyle gruplaşmalara neden olabiliyor. Bu konuda siyasi irade önemlidir. Bakandan sınıfı yöneten öğretmene kadar her düzeydeki eğitim lideri, eğitimin tüm kademelerinde; okullarına ve sınıflarına eşitlik getirmek için somut adımlar atmalıdır.

Her şeyden önce önemli adım, konuyu “gündem” yapabilmektir. Yoksa arkamızı döndüğümüzde ve konuşup konuşup unuttuğumuzda, konunun yeniden gündeme getirilmesi zaman ve enerji kaybı demektir.

Eğitimde fırsat eşitliği konusunda somut adımlar atılırken, yanlış düşünme biçimlerimizi, itici alışkanlıklarımızı ve davranışlarımızı radikal olarak değiştirmeli; gelen kuşakların önünü açmalıyız.

Eğitimde fırsat eşitliği bağlamında, özellikle sınıfta öğrenci ile baş başa olan öğretmene daha fazla sorumluluk yüklenmektedir.

Bu sorumluluk okul yönetimi tarafından paylaşılmalı ve öğretmenin eğitimsel özgürlüğü korunmalıdır.

Kültürel Duyarlılık

Kültürlere duyarlı bir öğretim, tüm eğitimcilerin sınıflarında uygulaması gereken bir beceridir.

Farklı kültürel geçmişlerden gelen öğrencilere, farklılıkları öğrenmeleri için güvenli bir ortam sağlanmalıdır.

Kültürel olarak duyarlı öğretimin anahtarı, sistemik önyargıları ortadan kaldırmak ve öğrencilerin benzersiz ihtiyaçlarına göre uyarlanmış yüksek kaliteli eğitim sağlamaktır.

Kişiselleştirilmiş Öğrenme

Eğitimciler, akademik olarak başarılı olmak için öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını anlama becerilerini geliştirmelidir.

Bu, tipik olarak, bireyselleştirilmiş ders planlarının uygulanmasını ve uyarlanmış eğitim kaynaklarına veya fırsatlarına ihtiyaç duyabilecek öğrencilerin bireysel olarak savunulmasını gerektirir.

Nihai hedef, hiçbir öğrencinin akademik olarak geride kalmamasını sağlamak ve böylece başarı değişkenindeki farkı kapatmaktır.

Özellikle ülkemizde özel okul –devlet okulu eşitsizliğinde ibre özel okulları yukarı taşımaktadır.

Geçen öğretim yılında uzaktan eğitime mahkûm olan ülkemizde devlet okullarının bu hizmete erişimleri % 18’lerde kalırken, özel okullarda oran % 87’ydi.

Bu durumda özel okul öğrencileri ailelerin de desteği ile kişiselleştirilmiş öğrenmede daha fazla erişime sahipken, devlet okuluna devam eden çocukların durumu ortadadır.

Uzaktan Eğitim Yazıları

MEB-EBA – Hibrit Uygulamalar ve Erken Müdahale

Eğitim sürecinin erken aşamalarında, uzaktan eğitimle desteklenmiş bir örgün eğitim, özel destek sağlamak şartıyla eğitimde eşitliği sağlamanın anahtarı olabilir.

MEB’in EBA’sı hiç yoktan iyidir. Geçen yıl TV’ üzerinden yapılan yayınların daha fazla yayılması ve içeriklerin daha da zenginleştirilmesi zaruridir.

Erken müdahale, zorlukların üstesinden gelmek için güçlü yönleri geliştirmeye ve hayati beceriler geliştirmeye yardımcı olarak bir öğrencinin gelecekteki başarısı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir.

Toplumun Katılımı

Eğitim okula sığmaz; toplumun farklı alanlarında da boy göstermelidir. Bir vücut gibi dengeli büyümelidir. Sınıfın ötesine, öğrencilerin evlerine kadar uzanmalıdır.

Öğretmenler, aileleri ve toplulukları öğrenme sürecine dahil etmelidir. Hibrit öğrenme yoluyla devlet okullarına devam eden öğrencilerin %90’nın geleceği erken uyarı sistemlerine uymaktan geçmektedir.

Bu, farklı sesleri sistemik eşitsizlikleri değerlendirmeye ve düzeltmeye ve tüm öğrenciler için eğitimde eşitliği daha da teşvik edecektir.

Daha fazlasını okuyun

İbrahim Tatlıses’in Oxford’da Okuma Çıkışı: Eğitimde Fırsatlar Eşit mi?

 

Yazar: Bestami Çiftçi / Eğitimci-Sosyolog / http://www.yeniegitimdergisi.com

Bir Cevap Yazın