3600 Ek Gösterge Beklentileri Ne Kadar Karşılayacak?

Kamuoyunda milyonları ilgilendiren bir konuda eksik veya fazla söylenecek bir cümle, mutlaka bir kesimi rahatsız edecektir; eğitimciler başta olmak üzere memurların ek göstergede istedikleri düzenleme talepleri gibi. 3600 ek gösterge için artık gün sayılıyor. Peki beklentileri karşılayacak mı?

Memurların ek göstergelerinde iyileştirme talepleri, talep olmaktan çıkıp icraat aşamasına gelince, sıkıntısı siyasi iradenin kucağında kalmıştır.

Eğitimciler üzerinden 3600 ek gösterge tartışılırken, Emniyet Personeli, Sağlık Çalışanları ve Din Görevlilerine de iktidar tarafından 3600 ek gösterge sözü verilince, tartışma tüm kamu ve kamu iktisadi teşekküllerinde çalışan memurları ilgilendirir hale gelmiştir; buna üniversiteler ve belediyelerde çalışanlar da dahildir.

3600 ek gösterge

Fotoğrafın bütününe bakınca, iktidarın önünde çözümlemesi gereken büyük bir sorun vardır.

Reform sayılacak bir düzenlemeyle, memurların ek göstergelerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği gerçeğidir. Ek gösterge tartışmalarını söz verilen dört meslek grubu üzerinden yapmak sorunu çözmez, sadece öteler.

Ayrıca, memurların ek göstergelerinde düzenlemeye gidilmesi taleplerinin haklı gerekçeleri de vardır. Herkes tarafından kabul edilen bir gerçek var ki, o da “Türkiye ekonomisinin büyümesi”, öyleyse, büyüyen ekonomiden kamuda çalışan memurların hak talep etmesi kadar doğal bir istek olamazdı. Siyasi irade de, memurların ek göstergede haklı taleplerine karşılık verdi, düzenleme yapacağını bir vaat olmaktan çıkardı, hatta düzenlemeyi bir takvime bağladı. Nasıl bir düzenleme olacaktır; memurları memnun eder mi, onu zaman gösterecektir.

Gelelim 3600 Göstergenin Eğitimciler Yönüne…

İlk önce, 3600 ek gösterge talepleri nedeniyle bütün memurların, öğretmenlere bir teşekkür borcu olduğunu bilmesi lazım. Siyasetçilerin gündemine memurların ek gösterge talepleri onların sayesinde gelmiş ve nihayetinde bir kazanıma dönüşmüştür. Öncü olanlar eğitimciler olduğundan ilk kazanım elde edenler de onlar oldular.

Nedenleri var…

Memurlar içerisinde örgütlü ve sendikalaşma konusunda eğitimciler daha şanslılar. Bundan dolayıdır ki 3600 ek gösterge talebini yüksek sesle her platformda dile getiren onlar olmuştur.

Ek gösterge tartışmaları, eğitim sendikalarının ve öğretmenlerin gündeminden düşmeyince, zaman içerisinde siyasilerin de gündemi oldu. Hatta iktidar-muhalefet bütün siyasilerin vaatleri arasına girdi. Bu konuda ilk önce eğitim sendikalarının başarısını teslim etmek lazım. Netice de Türkiye Büyük Millet Meclisinde Öğretmenlik Meslek Kanunun kabul edilmesiyle eğitimcilerin 3600 ek gösterge talepleri karşılık buldu ve yasalaştı. Darısı diğer memurlarımıza.

Süreçte Bizi Neler Bekliyor?

3600 Ek gösterge konusunda, 657 sayılı devlet memurları kanunundan ve memurların ek göstergelerini düzenleyen ilgili maddesinden değil de, süreç hakkında değerlendirme yapalım. Şunu kısaca hatırlatmakta fayda var.

Kamuda ve kamu iktisadi teşekküllerinde çalışan memurların istihdam şekilleri, eğitim düzeyleri farklılık gösterdiğinden, her memurun memuriyete başlama kadro derecesi ve ek göstergeleri de farklılıklar gösterir. Bu durum emeklilik derecelerinde ve ek göstergelerinde de geçerlidir.

Memurlar içersin de;

1.İlkokul Mezunu

2.Ortaokul-lise mezunu

3.Üniversite mezunlarının memuriyete ilk başladıkları derece ve kademeleri farklıdır ayrıca emekli oluncaya kadar en fazla yükselecekleri derece kademe bellidir.(657 DMK 64.MAD)

Üst düzey devlet memurlarının ek göstergelerinde 3600 ve üstü vardır. Olması da gerekir.

Bu bilgilendirmeden sonra;

Siyasi irade öğretmenlere verdiği sözü, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile yerine getirdi. Burada şu ayrıntıyı kaçırmamak gerekir. Öğretmenlerin birinci derecede olanlarına 3600 ek gösterge geldi. Öğretmenlerin eğitim durumu 4 yıllık fakülte mezunu olunca problem büyük gözükmedi.

Sorun Nerede?

Meslek gruplarının, bütün mensupları göreve aynı eğitim seviyesinden başlamadıklarından dolayı sorunlar ortaya çıkmıştır.

Verilen sözlerin meslek gruplarında herkesi kapsayacağı anlaşılmıştır.

Aynı meslek gruplarında, amir konumunda bulunanların ek göstergeleri nasıl olacağı çözülmelidir.

Kamuda Şef, Şube Müdürü, Daire Başkanı ve diğer memurların haklı serzenişlerine kulak verilmelidir.

Eşit İşe Eşit Ücret Olmalı mı?

Bu hamur çok su götüreceğinden ve ucu ekonomiye dayandığından, burada hesabı iyi yapması gereken taraf hükümettir.

Ek gösterge düzenlemesinin ekonomiye hatırı sayılır bir yük getireceği şüphesizdir.

En doğru çözümün bulunması hatta bütün memurların memnun olduğu bir düzenlemenin yapılması kamuoyunun beklentisidir.

Bu gün olmasa da, yarın öbür gün veya en sonunda yapılacak olan ek gösterge düzenlemesi, kamu ve kamu iktisadi kuruluşunda bulunan bütün memurlara eğitimlerine göre yükselebilecekleri kadro derecelerine, artı ek gösterge düzenlemeleri yapılması gerekmektedir. Eğitimciler, polisler, hemşireler ve din görevlileri artık bunu beklemekte.

Olur mu; neden olmasın? Saygılarımla.

Osman TEĞİŞ / Eğitimci / osmantegis@hotmail.com

Bir Cevap Yazın Cevabı iptal et